Kekemeliği Konulu Oscar Ödüllü Film – The King’s Speech

Zoraki Kral (orijinal adı: The King’s Speech), Tom Hooper trafından yönetilen ve David Seidler tarafından senaryosu yazılan 2010 tarihsel drama. Film, 2010 Toronto Uluslararası Film Festivali, People’s Choice Ödülü kazandı ve on dört BAFTA (yedisini kazandı), on iki Akademi (dördünü kazandı) ve yedi Altın Küre ödülüne aday gösterildi.

Rolüyle Altın Küre kazanan Colin Firth’in canlandırdığı VI. George, kekemeliğinin üstesinden gelmek için alışılmışın dışında bir konuşma terapisti Lionel Logue’a (canlandıran: Geoffrey Rush) gider. Birlikte çalışma sürecinde iki adam, arkadaş olurlar ve kardeşinin tahttan çekilmesinden sonra Kral, II. Dünya Savaşı’nın başında radyo yayını yapması konusunda Logue’a bel bağlar.

David Seidler, gençliği boyunca kendi kekemeliğinin üstesinden gelmesinden sonra VI. George’u okumaya ve bilgili hayal gücünü kullanmaya başladı, erkekleklerin ilişkisi hakkında yazdı. Filmin çekilmesinden dokuz hafta önce Logue’un not defteri keşfedildi ve buradaki alıntılar senaryoya dahil edildi. Ana çekimler, Aralık 2009 ile Ocak 2010′un başında Londra ile Birleşik Krallık’taki diğer mekânlarda gerçekleşti. Film, Amerika Birleşik Devletleri’nde 10 Aralık 2010 tarihinde ve Birleşik Krallık’ta 7 Ocak 2011 tarihinde gösterildi. Ağır dili nedeniyle başlarda Birleşik Krallık’ta “15″ reyting ile sınıflandırıldı fakat eleştirilerden sonra bu reyting düşürüldü.

Zoraki Kral, Birleşik Krallık gişesinde üst üste üç haftada en yüksek kazanan film oldu ve günümüze kadar 100 milyon İngiliz sterlininden fazla kazanç elde etti. Film, yaygın olarak görsel stil, sanat yönetmenliği ve oyunculuk alanında film eleştirmenlerinden beğeni topladı. Diğer yorumcular, filmin anlattığı tarihsel olayların temsil edilişini tartıştı.

Konuşma bozukluklarını konu alan filmlerin sayısı oldukça azdır. Zoraki Kral filmi, kekemelik konusunu işleyerek, pek çok insanın yaşadığı bir sorunu gündeme getirmeyi başarmıştır. Filmin hem senaryosu hem de oyunculuk performansı oldukça beğeni kazanmıştır. Film, kekemelik sorununun çözümünde eski yöntemlerin ne kadar yetersiz olduğunu ve her şeyden önemli olan noktanın, kişinin kendi isteği ve inancı olduğunu göstermesi açısından önem taşımaktadır. Filmde izlediğimiz başarı, çalışma ve inanç ile elde edilen, gerçekçi bir başarıdır. Siz de kendi başarı hikayenizi yazabilirsiniz, sadece deneyin ve inanın.